Batıanadolu

Aynı Dili Konuşmak

Bazen en sevdiğimiz insanla aramızdaki mesafe, dünyanın öbür ucuyla aramızdaki mesafeden daha uzak hissettirir. Aynı evin içinde, aynı masada otururken bile sesimizin duyulmadığını, kelimelerimizin havada asılı kaldığını hissederiz.

Sevgili gençler ve kıymetli veliler; iletişim bir satranç maçı değil, birlikte söylenen bir şarkıdır. Peki, o detone olduğumuz anlarda ritmi nasıl yakalarız?

1. "Haklı Çıkma" Arzusunu Kapıda Bırakın

Çatışmaların en büyük bes kaynağı, karşımızdakini ikna etme çabasıdır. Bir tartışma başladığında kendinize şunu sorun: Ben şu an haklı mı çıkmak istiyorum, yoksa anlaşılmak mı?
 

Velilere Not: Çocuğunuzun notları veya odasının dağınıklığı, onun ruh halinden daha önemli değil. Önce "Nasılsın?" diye sorun, "Neden yapmadın?" diye değil.

Gençlere Not: Aileniz bazen eski kafalı görünebilir ama bu onların korkularından kaynaklanıyor. Onları yenmeye çalışmak yerine, kaygılarını sakinlikle dinlemeyi deneyin.
 

2. Sessizliğin Gücünü Keşfedin (Dinlemek, Sadece Beklemek Değildir)

Çoğumuz karşımızdaki konuşurken ona vereceğimiz cevabı hazırlıyoruz. Oysa gerçek dinlemek, karşıdakinin cümlesini bitirmesini beklemek değil, o cümlenin altındaki duyguyu hissetmektir.

Seni duyuyorum ve ne hissettiğini anlamaya çalışıyorum. cümlesi, en sert tartışmayı bile bir anda yumuşatacak sihirli bir anahtardır.

3. "Sen" Dilinin Keskinliğini Bırakın, "Ben"e Sığının

"Sen hep böylesin!", "Sen beni hiç dinlemiyorsun!" gibi cümleler birer saldırı okudur. Kimse saldırı altındayken kalbini açmaz; aksine savunma duvarlarını yükseltir.

Bunun yerine: "Bu şekilde konuşulduğunda kendimi değersiz hissediyorum" veya "Derslerinle ilgili endişelendiğimde sana baskı yaptığımı fark ediyorum, aslında sadece senin için korkuyorum" demeyi deneyin. Şeffaflık, savunmayı düşürür.

4. Mükemmellik Maskesini Çıkarın

Ebeveynler hata yapabilir, gençler tökezleyebilir. Birbirinize "süper kahraman" veya "robot öğrenci" muamelesi yapmaktan vazgeçin.

Babanızın iş yerinde çok yorulduğunu, annenizin bazen sadece sessizlik istediğini fark edin.

Anne ve babalar; çocuğunuzun sadece bir öğrenci olmadığını, onun da hayalleri, hayal kırıklıkları ve yorgunlukları olan bir birey olduğunu unutmayın.

İletişim çatışması, birbirinizi sevmediğiniz anlamına gelmez; sadece yöntemlerinizin paslandığını gösterir. Birbirinizin gözlerine bakın, sadece bakmakla kalmayın, oradaki o yorgun ama sevgi dolu insanı görmeye çalışın. Bağ kurmak, haklı çıkmaktan çok daha huzurlu bir limandır.

Bu makale Batıanadolu okulları yayın kurulu tarafından hazırlanmıştır.