Ara tatilin o masalsı havası, yerini yavaş yavaş okul ziline bırakmaya başladı. Kabul edelim; geç uyanılan sabahlar, uzayan film geceleri ve "ödevsiz" olmanın verdiği o hafiflik hepimize iyi geldi. Ancak takvim yaprakları son 3 günü gösterirken, o meşhur "Okul açılıyor!" kaygısının kapıyı çalması çok normal.
Pazartesi sabahı alarm çaldığında yataktan bir "yay" gibi fırlamak mı, yoksa battaniyeye sarılıp pazarlık yapmak mı? Seçim sizin ama biz işinizi kolaylaştıracak birkaç tüyo hazırladık.
Vücudumuzun biyolojik saati, tatil boyunca muhtemelen birkaç saat ileriye kaydı. Pazar gecesi birden erken uyumaya çalışmak, sadece tavanı seyretmenize neden olur.
Bir hafta boyunca dinlenen zihin, aniden yoğun ders programıyla karşılaşınca kısa devre yapabilir. Beyni "eğitim moduna" sokmak için küçük antrenmanlar şart.
Bu sadece bir hazırlık değil, psikolojik bir eşiktir. Pazar akşamı apar topar çanta hazırlamak stresi artırır.
Sevgili öğrenciler, ilk birkaç gün biraz sersemlemiş hissetmeniz çok doğal. Öğretmenleriniz ve arkadaşlarınız da tam olarak aynı şeyleri hissedecek. Önemli olan, o tatil enerjisini sınıfa taşıyıp, öğrendiklerimize yeni bir heyecanla sarılmak.
Pazartesi günü koridorlarda o tanıdık neşeli gürültüde buluşmak üzere!