Bağımlılık kavramı, bireylerin kullandığı bir nesne veya hayata geçirdiği bir eylem üzerinde kontrolünün kaybolması ve nesne ya da eylemden bağımsız bir hayat sürememesi demektir. Bu bağımlılıklar arasında özellikle öğrencilerde sık görülenlerden biri teknolojiye olan bağımlılıktır.
Teknolojinin hayatımızdaki yeri her geçen gün artmaktadır. Özellikle öğrenciler için tabletler, akıllı telefonlar ve bilgisayarlar, eğitim-öğretim sürecinin vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. Ancak, bu durumun beraberinde getirdiği teknoloji bağımlılığı, önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.
Teknoloji bağımlılığının belli başlı nedenleri vardır:
Kolay erişim: Akıllı telefonlar ve internet, bilgiye anında erişim sağlar; ancak bu kolaylık, öğrencilerin bu kaynaklara karşı aşırı bağımlılık geliştirmelerine neden olur. Bir ebeveyn olarak çocuklarımıza anında ulaşmak ve neler yaptıklarını bilmek önemlidir; ancak çocuğumuzun telefondan ve internetten takip ettiği sayfaları kontrol altına almak da önemlidir.
Sosyal medya: Sosyal medya platformları, gençlerin sosyal hayatlarının merkezi haline gelmiştir. Paylaşımlar, etkileşimlerden beslenmek, beğeniler ve takipçi sayısı, gençler arasında önemli bir ölçüt haline gelmiştir. Kendi duygu ve düşüncelerini aktaramayan, özgüven duygusunda olumsuz durumlar yaşayan çocuklar, sanal dünyanın renkli görünen sayfalarında, aslında olmak istedikleri bireyleri veya kimlikleri sergilerler. Böylelikle değer gördüklerini ve sevildiklerini zannederler. Aslında hayali bir dünyada, gerçek olmayan bir kimlik yaratmışlar ve bu kimliklerin kendileri olduklarına inanmaktadırlar. Bu da günümüz dünyasının tehlikeli bölgesine giriş yapmak anlamına gelir.
Oyunlar: Video oyunları, birçok öğrencinin zamanının çoğunu geçirdiği bir sanal alandır. Ancak aşırı oyun oynamak ve bu sanal dünyanın içerisinde kaybolmak, derslerden ve sosyal ilişkilerden uzaklaşmaya yol açabilir.
Bağımlılık belirtileri:
Dikkat dağınıklığı: Sürekli olarak telefonunu kontrol etme ihtiyacı, öğrencilerin derslerine odaklanmalarını zorlaştırmaktadır.
Sosyal izolasyon: Arkadaşlarıyla ve ailesiyle yüz yüze iletişim yerine sanal iletişimi tercih eden öğrenciler, sosyal çevrelerinden uzaklaşmaktadır.
Uykusuzluk: Gece geç saatlere kadar ekran karşısında kalmak, uyku düzenini olumsuz etkiler.
Sanal dünyaları gerçek sanmak: Bağımlılık belirtilerinin en ürkütücü maddesidir. Kimliklerini oturtmaya çalışan öğrenciler, sanal dünyada olmak istedikleri kimliği ve dünyayı yaratarak gerçek olduğuna inanmaya başlarlar. Psikolojik olarak olumsuz etkilere sebep olan birçok oyun, tehlikeli süreçlerin kapısını aralıyor. Burada kaybolan gençler, gerçek dünyadan kendilerini soyutlamış olarak hayali dünyada yaşamaktadırlar.